SORU


Soru: 6183 sayılı kanunun 22/a mad. uyarınca vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge; alacağın temlik edilmesi nedeniyle ödeme sırası geldiğinde temlik veren firmadan mı yoksa temellük eden firmadan mı istenir? Temlik sözleşmesi yapıldığı dönemde vergi borcu olmayan firmanın (yaklaşık bir yıl sonra ödeme zamanı geldiğinde alacağın temellük edene geçmesi nedeniyle) tekrar ödeme zamanında da vergi borcunu sormak ve borcu çıkması halinde temlik ödemesinden kesinti yapmak doğru mudur? Temlik tarihinde temlik verenin vergi borcu olmadığından yaklaşık bir yıl sonra ödeme sırasında vergi borcu kesilmesine temellük eden firma itiraz etmektedir. Teşekkürler…

EDİTÖR DEĞERLENDİRMESİ


Sorunuz aslında iki ayrı konuyu içermektedir. Bunlardan birincisi alacağın temlik edilmesi durumunda, ödeme aşamasında vergi borcu olmadığına ilişkin belgenin kimden isteneceği, diğeri ise, bu belgenin temlik sözleşmesinin yapıldığı dönemde mi, yoksa ödemenin yapıldığı dönemde mi istenmesi gerektiğine yöneliktir.

Bir bütünlük sağlayabilmek ve konuyu dağıtmamak adına, öncelikle sorunun ikinci kısmı yani, vergi borcu olmadığına ilişkin belgenin ne zaman istenmesi gerektiği konusuna değinmeye çalışalım.

Bilindiği üzere, 6183 sayılı Kanun’un 22/a maddesinde; Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanı yetkili kılınmıştır.

Maliye Bakanlığı bu yetkisini, Seri:A Sıra:1 no’lu tahsilat Genel Tebliği ile kullanmıştır. Söz konusu Genel Tebliğin V. Bölümünün 2. maddesinde, yapılmadan önce vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge arama zorunluluğu getirilen ödeme ve işlemler sayılmıştır. Tebliğde belirtilen kurumların yine Tebliğde sayılan kanunlar kapsamında yapacakları ödemeler sırasında hak sahiplerinin, Bakanlığımıza bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aranılması zorunluluğu getirilmiştir. Dolayısıyla 6183 sayılı Kanun’un 22/a maddesi uyarınca vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin, hak sahibine yapılacak ödeme esnasında sorulması gerekmektedir.

Hak sahibinin alacağını, önceki bir tarihte temlik etmiş olması, işin yapılması için geçen süre içinde veya ödemenin yapılacağı tarihe kadar geçen süre içerisinde muaccel hale gelen borçlarının alıkonulmasını engellemez. Yani temlik sözleşmesi tarihinde vergi borcunun olmaması, ödeme esnasında muaccel hale gelen vergi borcundan dolayı kesinti yapılamayacağı anlamına gelmemektedir. Her ne kadar temlik sözleşmesinin geçerli olması için, sözleşmeye konu alacağın muaccel olma şartı bulunmuyor ise de, temlik eden (alacağı devreden) açısından alacağın şartlarının sağlanmış olması, başka bir deyişle, yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerekmektedir. Temlik edenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile temellük edenin (borcu devralan) zarara uğraması halinde, Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, temlik edene başvurma hakkı vardır.

Diğer konuya gelince, gerek 6183 Sayılı Kanun’un 22/a maddesinin son fıkrasında, gerekse Seri:A Sıra:1 seri nolu Tahsilat Genel Tebliğinde; “Bu madde(22/a) kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.” denmektedir. Yine aynı şekilde, 4734 sayılı Kanun kapsamında ilgililere yapılacak ödemelerde alacağın temlik edilmiş olması durumu ile ilgili olarak GİB 14.05.2010 tarih ve 44422 sayılı yazısında; “4734 sayılı Kanun kapsamında hak sahiplerine yapılacak ödemelerde alacağın temlik edilmiş olması halinde ödeme esnasında vadesi geçmiş vergi borç durumunu gösterir belgenin alacağı temellük edenden değil; temlik edenden aranılması gerekmektedir.” denilmektedir.

Buna göre geçerli bir temlik işleminden sonra alacağın temlik tarihinden itibaren bu alacağın temlik edilene geçmesi nedeniyle hakediş ödemesi esnasında istenecek vadesi geçmiş vergi borcuna dair belgenin temlik alacaklısı yerine temlik edenden aranılması gerekmektedir.

Ayrıca 6183 sayılı Kanunun 22/a maddesi kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin detaylı açıklamalara http://mevzuatsal.com/mevzuat/vergi-borcu-yazisi-2019.html adresinden ulaşılabilir.

1 YORUM

  1. Bu konuda ödeme birimlerinin, tereddütte kaldığı durumlar oluyordu.Yazınız oldukça açıklayıcı olmuş. Yalnız temlikname geldiği zaman , temlik veren firmanın vergi borcu ve ihaleye istinaden bir hak ediş alacağı ise sgk borcuda sorgulandıktan sonra şayet borcu yoksa alacağı temlik veren firmanın alacağından çıkartıp , muhasebe kayıtlarında artık temlik alanın alacağı olarak gözüküyor. Bu duruma istinaden temlik alan firmaya , temlik veren firmanın borcunun bulunmadığı ve ödemenin kendisine dair teyit veriyoruz. Temlikname geldikten sonra verenin borcuda yoksa, (isterse ödeme vadesi ileri bir tarih olsun ) artık alacak temlik sözleşmesine istinaden bir nevi temlik veren ödemesi yapılmış gibi artık temlik alanın kayıtlarına giriyor. Burada muhasebe kaydı temlikname geldikten sonra yapılıyor , ödeme sırası geldiğinde değil. Şayet daha sonra tekrar borç sorgulaması yapmamız gerekirse bu durumda temlik alan firmaya teyit işlemini yapamayız.Çünkü ileride oluşabilecek bir vergi,sgk borcu yada kurum alacağı gibi durumu önceden bilmemiz mümkün değil.